Yazılar

Anormal Rahim Kanamaları

ANORMAL RAHİM KANAMALARI

Normal bir kadında adet siklusunda her ay bir yumurta gelişmeye başlar, siklusun ortalarına doğru baskın yumurta halini alır ve yumurtlama ile birlikte yumurtalıktan dışarı atılır. Yumurtlama sonrasında progesteron hormonun etkisiyle rahim duvarı kalınlaşmaya başlar ve olası bir gebelik için rahmin iç tabakasını hazırlar. Eğer o ay gebelik gerçekleşmezse progesteron hormonu seviyeleri düşmeye başlar, bu düşmenin etkisiyle kalınlaşmış rahim iç tabakası dökülür ve adet kanaması gerçekleşir. Kadınlarda adet ortalama 28 günde bir gerçekleşir ve 3-7 gün arasında süren ve 5-80 ml’lik bir kan kaybına sebep olan bir kanama olur.

Aşağıdaki durumlarda anormal rahim kanamasından bahsedilir:

 Adet dönemi dışında meydana gelen kanamalar
 21 günden az sıklıkta adet görme
 Adet dönemindeki kanamanın normalden uzun ve fazla miktarda olması
 Adet siklusunu herhangi bir gününde lekelenme şeklinde kanama olması
 Cinsel ilişki sonrasında kanama meydana gelmesi
 Menopoz sonrasında kanama meydana gelmesi

Anormal Rahim Kanamasının Sebepleri

Anormal rahim kanamasının birçok sebebi bulunmaktadır. Anormal kanama varlığında öncelikle gebelikle ilgili bir durum olup olmadığı kontrol edilmelidir. Düşük, düşük tehlikesi, dış gebelik gibi durumlar anormal kanama ile kendini gösterebilir. Gebelik ve gebeliğe bağlı istenmeyen sonuçlar dışlandığında ise olası anormal rahim kanaması sebepleri şunlardır:
 Pelvik kitleler
 Endometriyal polipler
Myomlar
 Pıhtılaşma bozuklukları
 Yumurtalık bozuklukları
 Hormon bozuklukları
 Rahim içi enfeksiyonlar
 Rahim iç duvarının kalınlaşması (endometriyal hiperplazi)
 Genital sistem kanserleri
 İlaç kullanımı
 Eşlik eden tıbbi hastalıklar

Anormal Rahim Kanaması Tedavisi

Anormal rahim kanamasının nedeninin bulunması ve gerekli tedavinin yapılması için detaylı bir jinekolojik muayene gerekir. Vajinal muayene ile çıkış yollarında herhangi bir anormallik olup olmadığı tespit edilir. Spekulum muayenesi ile rahim ağzı ve vajina değerlendirilir, Smear testi alınır. Ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilerek adet düzensizliğine sebep olabilecek kist, myom gibi organik sebepler tespit edilebilirken yumurtalık rezervi açısından yumurta sayımı da yapılabilmektedir. Gerekli kan tahlilleri yapılarak hormon düzeylerine bakılır. Rahim ve yumurtalıklar ile ilgili patolojileri değerlendirmek amaçlı MR (manyetik rezonans görüntüleme) gibi ileri görüntüleme yöntemleri gerekebilmektedir. Rahim içi patoloji (endometriyal polip gibi) düşünülen hastalarda tanı amaçlı histeroskopi (kamera ile rahim içinin incelenmesi) gerekebilir. Özellikle 35 yaş üstü kadınlarda anormal rahim kanaması oluyorsa ya da menopoz dönemi sonrası herhangi bir kanama meydana gelmişse endometriyal biyopsi denilen rahim iç tabakasından parça alınarak patolojik değerlendirilmesinin yapılması doğru tanı ve tedavi için gereklidir.

Anormal rahim kanamalarında tedavi altta yatan sebebe yöneliktir. Hastanın yaşı, çocuk istemi gibi faktörler göz önünde bulundurularak her hastaya özel tedavi planı yapılmalıdır. Eğer düzensiz kanama myom, endometriyal polip, pelvik kitle gibi organik bir sebebe bağlıysa cerrahi yani ameliyat ön planda düşünülmelidir. Diğer sebeplerde ise steroid içermeyen ağrı kesiciler, hormon içerikli haplar, ilaçlı spiral gibi hastaya uygun ilaç kullanımı ile tedavi sağlanacaktır.

Op. Dr. Berfin Ökmen Özkan / Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı / Gaziantep

MYOM

myom nedir

MYOM NEDİR?

Fibroid olarak da adlandırılan myomlar, rahim düz kas hücrelerinden köken alan iyi huylu kitlelerdir. Alt karın ve kasık bölgesinde en sık görülen kitleler myomlardır. Milimetrik çapta olabileceği gibi bütün karın boşluğunu kaplayacak bir büyüklükte de olabilir, tek veya çok sayıdadır. Rahmin iç tabakasında, duvarında, dış yüzeyinde ya da rahim ağzında olabilirler.

MYOM KİMLERDE GÖRÜLÜR?

35 yaş üstü kadınların %20’sinde saptanmaktadır. Ailesinde myom öyküsü bulunması myom görülme sıklığını 3-3,5 kat artırır. Myomların östrojen etkisinde büyüdükleri düşünülmektedir. Bu sebeple doğurganlık dönemi en belirgin oldukları ve maksimum büyüme gösterdikleri dönemdir. Östrojenin azaldığı menopoz dönemi ve sonrasında ise küçülme evresine girerler.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Myomun büyüklüğü ve yerleşimine göre belirtiler değişebilmektedir. Çoğunlukla bir belirti vermezler. En sık karşılaşılan belirti düzensiz adet kanamasıdır. Adet miktarında artış veya adet süresinde uzama görülebilir. Adet dönemi dışında ara dönemlerde lekelenme şeklinde kanamalar meydana gelebilir. Myomun büyüklüğü ve yerleşim yerine göre alt karında basınç hissi, kabızlık, idrar yapmada güçlük gibi şikayetler oluşabilir. Sürekli, geçmeyen ağrı, adet sancısı, cinsel ilişki sırasında ağrı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Özellikle rahim iç tabakasında veya iç tabakaya yakın bölgede bulunan myomlar, gebelik kaybı, tekrarlayan düşük ve kısırlığa sebep olabilir. Myomların tanısı yapılacak jinekolojik muayene ile rahatlıkla konur. Ultrasonografi tanı ve takipte çok faydalıdır. Çok sayıda myom bulunan kişilerde myomların tam yerleri ve büyüklüklerini saptamak amacıyla MR (manyetik rezonans görüntüleme) kullanılabilir. Çocuk istemi olan hastalarda rahim iç tabakasının durumunu ve şekil bozukluklarını değerlendirmek amacıyla sonohisterografi ve histerosalpingografi (rahim filmi) yapılması, tanı ve tedavi amaçlı kullanılabilecek ek görüntüleme yöntemleridir.

MYOM TEDAVİSİ

Myomlarda tedavi, myomun büyüklüğüne, yerleşim yerine ve hastanın şikayetlerine göre değişmektedir. Hiçbir şikayete sebep olmayan ve rutin jinekolojik muayene esnasında tesadüfen saptanan myomlarda tedaviye gerek yoktur. Bu tür myomlar başlangıçta 3 aylık aralıklarla takip edilir. Eğer boyutlarında bir değişiklik, büyüme yoksa takip aralıkları arttırılabilir. 6 ayda bir, yılda bir muayene şeklinde takibe devam edilir. İlaç tedavisi myomlara bağlı hastada oluşan şikayetleri azaltabilir ancak myomların tedavisinde asıl tedavi cerrahidir. Çocuk istemi olan ve genç hastalarda myomektomi (myomun ameliyatla çıkartılması) ilk seçenektir. Myomun yerleşimine göre laparoskopi (kapalı yöntem), histeroskopi (rahim içine kamera ile girilmesi) ya da laparotomi (açık yöntem) ile ameliyat gerçekleştirilebilir. Myomektomide rahim alınmadığı için sonrasında myomların yeniden oluşma ihtimali bulunmaktadır. Tekrarlamaları sebebiyle ileride ikinci kez ameliyat gerekme ihtimali %20-25’tir. Bu nedenle 40 yaş üstü hastalarda, çocuk istemi olmayan hastalarda myomun kesin tedavisi histerektomi yani rahmin alınmasıdır.

 

Op. Dr. Berfin Ökmen Özkan / Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı / Gaziantep