Doğum Kontrol Yöntemleri

doğum kontrol hapı

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ

Çiftlerin istedikleri zamanda, durumlarına göre istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları ve doğum aralıklarını belirlemeleri en doğal haklarıdır. Gebeliklerin yaklaşık %50’si plansız bir şekilde meydana gelmektedir. Değişik doğum kontrol yöntemlerinin tutarsız ve yanlış kullanımı plansız gebeliklere sebep olabilir. Bu nedenle kişinin öyküsü dikkate alınarak ve danışmanlık verilerek kişiye özgü doğum kontrol yönteminin seçilmesi gerekir. Kişinin muayene bulguları, doğum sayısı, dini kaygıları, kısa ve uzun dönem doğum planı ve daha önce kullanmış olduğu doğum kontrol yöntemleri bu seçimde önemlidir. Doğum kontrol yöntemleri geri dönüşümlü ve geri dönüşümsüz olanlar şekilde iki grupta değerlendirilebilir.

1. Geleneksel Yöntemler

Geri çekme, takvim yöntemi (yumurtlama günü takibi yapılması) gibi geleneksel yöntemler yaygın olarak kullanılmaktadır ancak koruyuculuğu en düşük olan yöntemlerdir. Başarısızlık oranı %25’tir.

2. Bariyer Yöntemleri

Kondom (prezervatif), cinsel yolla bulaşan hastalıkları engellediği için özellikle birden çok partneri olan kişilerin kullanmasını önerdiğimiz bir doğum kontrol yöntemidir. Başarı oranı ideal kullanımda %98 civarındadır. İdeal kullanım için kondomun cinsel ilişkiye girmeden önce takılması, sertleşmiş penisin her tarafını kaplaması, çok sıkı ya da çok gevşek olmaması gerekmektedir. Boşalma gerçekleştikten sonra hemen çıkartılmalıdır. Kondomların HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyuculuğu bulunmaktadır ancak tüm genital bölgeyi kaplamadığından dolayı ciltten cilde geçebilecek hastalıkları (genital uçuk, siğil vb.) önlemede etkisi olmayabilir.

Diyafram, vajina yerleştirilen ve rahim ağzını arkasına alarak spermin yumurtaya ulaşmasını engelleyen bir yöntemdir. İlişkiden saatler öncesinde yerleştirilebilmektedir. Cinsel ilişki sonrası en az 6 saat yerinde bırakılmalı ancak 24 saatten fazla tutulmamalıdır. Spermisitlerle birlikte kullanılması önerilir. Spermisit, cinsel ilişki öncesi vajina içerisine uygulanan ve içerisindeki maddelerle spermlerin rahim içine ulaşmasını engelleyen bir yöntemdir. Köpük, jel, fitil, krem gibi formları bulunmaktadır. Koruyuculuk oranı düşük olduğu için tek başına kullanılması önerilmemektedir. Diyafram ve spermisit birlikte kullanıldığında gebelikten koruma başarı oranı yaklaşık %94’tür. Servikal başlık, diyaframın rahim ağzına tam olarak yerleştirilen bir tipidir. Önceden doğum yapmış kişilerde etkinliği azalmaktadır.

3. Hormonal Yöntemler

Günümüzde yaygın olarak kullanılan, en güvenli ve en etkili ilaçlar arasında yer almaktadırlar. Yumurtlamayı baskılayarak ve rahim duvarını incelterek gebeliği önlemektedirler. Kombine (östrojen ve progesteron) ya da sadece progesteron içeren formları mevcuttur.

Kombine Oral Kontraseptifler (Doğum kontrol hapı)

Kadının doğal seks hormonları olan östrojen ve progesteronun sentetik formlarını içerir. En çok 21 tabletlik formları satılmaktadır. 21 gün boyunca her gün aynı saatte 1 adet hap alınır, kutu bitince 7 gün ara verilir. Bu ara dönemde adet kanaması gerçekleşir. 7 günlük ara bitiminde yeni bir kutuya başlanır. 28 günlük tablet formlarında ise her gün aynı saatte 1 hap alınır, kutu bitiminde ertesi gün ara vermeden yeni bir kutuya geçilir. İlk kutuya adetin ilk günü, tercihen adetin ilk 5 günü içinde başlamak gerekir. İlk kutu kullanımında koruyuculuk düşük olacağından ilk hafta ek bir yöntemle (kondom gibi) daha korunmak gerekmektedir. Doğru kullanıldığı takdirde gebelikten korumada başarı oranı %99.7’dir. Başlangıçta lekelenme, düzensiz kanama, bulantı gibi yan etkiler görülebilmektedir ancak 1 ile 3 ay içerisinde bu etkiler kendiliğinden kaybolur. Doğum kontrol haplarının gebelikten korunma dışında başka yararları da bulunmaktadır. Bunlar;
 Adetleri düzenli hale getirirler.
 Adet sancısını azaltırlar.
 Aşırı adet kanaması durumlarında kanama miktarını azaltıp kansızlık tedavisine destek olurlar.
 Premenstrüel sendrom dediğimiz adet öncesi gerginlik durumunu azaltırlar.
 Endometriozise bağlı şikayetlerin azaltılmasında faydalıdır.
 Akne (sivilce) tedavisinde etkilidir.
 Yumurtalık ve rahim kanser riskini azaltırlar.

Doğum kontrol haplarının tromboemboli adı verilen akciğer, beyin, bacak damarlarında pıhtı gibi nadir ancak ciddi yan etkisi bulunmaktadır. Bu sebeple bazı kriterler belirlenmiştir. Doğum kontrol haplarını kesinlikle kullanılmaması gereken durumlar şöyledir:
 Damar tıkanıklığı öyküsü
 Orta veya şiddetli kontrolsüz tansiyon yüksekliği
 Kalp-damar hastalıkları
 Beyin damarlarında herhangi bir hastalık olması
 Kalp krizi geçirme
 Auralı migren
 Aktif karaciğer hastalığı
 Bilinen veya şüphelenilen meme kanseri
 35 yaş üzerinde günde 15’ten fazla sigara içme ya da migren öyküsü
 Safra kesesi hastalığı
 Gebelik şüphesi
 Tanı konmamış vajinal kanama

Sadece Progesteron İçeren Haplar

Bunlar östrojen olmadan sentetik progesteron sayesinde gebeliği önlemektedirler. Bu sebeple doğum kontrol haplarının kullanılmaması gereken kişilerde kullanılabilir. Emzirme dönemindeki kadınlarda süt üretimini azaltmadan kullanılabilirler. Kanama miktarını azaltırlar, rahim kanserine karşı koruyucu etki gösterirler ve pelvik inflamatuvar hastalık riskini azaltırlar. Her gün aynı saatte alınmalıdır ve kutu bitiminden ara vermeden kullanılmalıdır. 3 saatten daha fazla bir gecikme olduğunda hap alınmamış gibi düşünülmeli ve yedek bir korunma yöntemi ile korunulmalıdır. Koruyuculuğu %98.9 civarındadır.

Aylık – 3 Aylık Enjeksiyonlar

Aylık iğneler hem östrojen hem progesteron içeren, 3 aylık iğneler ise sadece progesteron içeren ve kas içine uygulanan iğnelerdir. İlk kullanım sırasında kanama düzensizlikleri, fazla kanama olabilir. Uzun süreli kullanımda ise kadınların %50’si ilk yılda adet görmemeye başlarlar. Yöntemi bıraktıktan sonra doğurganlığın geri dönüşü gecikebilir. Aylık iğnelerde geri dönüş son enjeksiyondan sonra 30-60 gün kadar iken 3 aylık iğnelerde 6-10 ay gecikme olabilir. Koruyuculuğu %99.7’dir.

Cilt Altı İmplantlar

Sadece progesteron içeren 6 adet kapsül kolun üst bölgesinde cilt altına yerleştirilir. Etkinliği çok yüksektir ancak adet düzensizliğine bağlı şikayetlere sebep olmaktadır. 5 yıl süre ile etki eder.

4. Rahim İçi Araçlar (Spiral-RİA)

Rahim içi araçlar rahim içerisine yerleştirilen ve rahim duvarında değişikliğe sebep olarak koruyuculuk sağlayan araçlardır. Uzun dönem geri dönüşümlü doğum kontrol yöntemleri arasında en etkili olanıdır. İki çeşidi bulunmaktadır: bakırlı RİA, ilaçlı RİA. Bakırlı RİA’nın etki süresi 10 yıldır, kullanıldığı ilk aylarda adet miktarı ve süresi artabilir. İlaçlı RİA (Mirena) ise progesteron içerir. Etkinlik süresi 5 yıldır. Kullanıldığı dönem boyuncu adet miktarında azalma meydana gelir, rahim kanser riskini azaltır. Her iki tip RİA da adet siklusunun herhangi bir döneminde takılabileceği gibi tercihen adet döneminde ve aktif enfeksiyon durumu yokken takılır. Başarı oranı %99.4tür.

5. Sterilizasyon Yöntemleri

Kadınlarda tüp ligasyonu adı verilen tüplerin ameliyat ile kalıcı olarak kapatılması ile döllenmenin önlenmesi yan etkisi olmayan son derece etkili bir yöntemdir. Sezaryen esnasında ya da herhangi bir dönemde laparoskopi (kapalı yöntem) ile yapılabilmektedir. Geri dönüşümsüz bir yöntem olduğundan 30 yaşından sonra ve yeterince çocuk sahibi olmuş kadınlarda eşin de onayı alınarak yapılır. Erkeklerde ise vazektomi adı verilen erkeklerin tüplerinin bağlanması şeklinde kalıcı doğum kontrolü yapılabilir.

Op. Dr. Berfin Ökmen Özkan / Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı / Gaziantep

0 cevaplar

Cevapla

Görüşlerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?
Sorularınızı yorum yaparak bize iletebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir